Türkü Sözü

Evimizin önü kavak
Kavaktan dökülür yaprak
Elim kına yüzüm duvak
Uyan Alim sabah oldu
Uyanmazsan güller soldu

Evimizin önü ceviz
Cevizin içini yeriz
Sanki bizde gelin miyiz
Uyan Alim sabah oldu
Uyanmazsan güller soldu

Evimizin önü iğde
İğdenin dalları yerde
Altın kemer ince belde
Uyan Alim sabah oldu
Uyanmazsan güller soldu

Evimizin önü fındık
Fındığın dalını kırdık
Sanki bizde gelin olduk
Uyan Alim sabah oldu
Uyanmazsan güller soldu

Evimizin önü meşe
Sana vardım koşa koşa
Ümitlerim çıktı boşa
Uyan Alim sabah oldu
Uyanmazsan güller soldu

Gökte yıldız beşyüzelli
Elim kına saçım telli
Gelin oldum nerden belli
Uyan Alim sabah oldu
Gün doğmadan neler oldu

Evimizin önü kamış
Uzar gider vermez yemiş
Allah seni bana vermiş
Uyan Alim sabahlar oldu
Gün doğmadan neler oldu

Alimin bindiği atlar
Gül menekşe kokan atlar
Koynuna girmesin yatlar
Uyan Alim sabah oldu
Gün doğmadan neler oldu

Evimizin önü yazı
Yazıdan gelir kuzu
Seccadeden kaldır yüzü
Uyan alim sabah oldu
Gün doğmadan neler oldu

***

Cahit Öztelli “Evlerinin Önü” adlı araÅŸtırmasında
türküyü şu şekilde aktarıyor (s.464-465-466)
(Derleyen. Seyit Küçükbezirci)

Evimizin önü yazı
Gelir geçer koyun kuzu
Secdeden kalkmaz yüzü

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü iğde
İğdenin dalları yerde
Altı tavan yüksek evde

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü mezar
Mezarda kumrular gezer
Kınalı eller uçkur çözer

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü taşlık
Taşlığa düşürdüm beşlik
Boşa gitti kahpe keşlik

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü nane
Ben kül oldum yana yana
Yarim isen gel imana

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü kavak
Kavaktan dökülür uvak
Elim kına başım duvak

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü çardak
Çardakta asılı bardak
Burnumuzdan geldi gerdek

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Evimizin önü susam
Su bulsam mendilim yusam
Soyunsan koynuna girsem

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

Annem ineği sağmadan
Babam camiden gelmeden
Eller evimize dolmadan

Uyan Ali’m tan yüzüne
Sıralanmış ben yüzüne

***

Ahmet Å￾ükrü Esen “Anadolu Türküleri”
adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde
aktarıyor, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,
Emel Matbaacılık, 1986 – Ankara, s.259

Ali’min bindiği atlar
Atlayıp geçtiği çağlar
Ali’m ölmüş kimler ağlar

Uyan Ali’m gül yüzüne
Güneş doğdu yeryüzüne

Ali’min evinin önü yazı
Yazıda yayılan kuzu
Seccadeden kalkmaz yüzü

Uyan Ali’m gül yüzüne
Güneş doğdu yeryüzüne

  

Yazar

deniz

PAYLAS

REKLAM ALANI